Türkiye’deki bilim neden gelişmiyor?

 

Bilim neden Türkiye de siyaset veya politika gibi bir yaşayış biçimi değil de sadece ortaokuldan liseye kadar geçilmesi gereken derslerden ibaret? Evet, bizim için bilim yani genel anlamıyla ilim, kelimenin tam anlamıyla ise yaşayış biçimi anlamına gelmektedir. Bizim için ilim hayat, bilim kalp demektir. Hayatı öğrenebilmek için kalbimizin bize gösterdiği yolu kullanmamız gerekir. Eğer biz o yolları kullanmazsak, o ıssız ama altı mücevher (bilgi) dolu yolları nasıl keşfedebiliriz? O mücevherleri nasıl yeryüzüne çıkarabiliriz?

İşte Türkiye’de durum bu. Issız, korkunç gibi görünen, nerede başlayıp nerede bittiği belli olmayan o yolların hepsi elmaslarla dolu. Bu elmaslar bir zamanlar daha kömürken bizim ecdadımız; bizim için çok çalıştı, çok çabaladı ve çokça sabretti ve o kömürleri zamanla elmasa çevirdi. Ve her ne olduysa aradan daha birkaç yüzyıl bile geçmeden o elmasların bir bölümü çalındı, bir bölümü ucuzca satıldı ve geri kalan kısmını ise bazı insanlar alıp, onları daha da değerli ve kullanılabilir bir hale getirmektense artık o zamanlardan terk edilmeye başlayan o yolların altına gömdü ve yerlerini sadece kendilerinin bildiğini zanneti. Ama onlar da elmasların yerlerini zamanla unuttu ve yer üstündeki daha güzelmiş gibi gözüken süslenip püslenmiş ‘kömürlerin’ peşine düştü ve kendi torunlarına da yeryüzündeki hazır süslü kömür sevgisini aşıladılar. Ama bazıları hazır olan süslü kömürün dışında elmasların olduğunu biliyorlar ve o elmasları bulmak için her yolu kazıp araştırıyorlar. Bazen onlar yalnızca kömür buluyorlar fakat asla vazgeçmiyorlar. Ve bazıları da var ki o yollarda gömülü olan elmaslardan habersiz, Kimberlit bacalarında, o yolları kullanarak elmas arıyorlar. Halbuki o elmasları hazıra konanlar çoktan almışlardı fakat onlar bundan habersiz arayışlarını sürdürüyorlar. Peki Türkiye’de bu kadar çok yol ve gömülü mücevher varken neden milletimiz bunun farkında değil? Belki de milletimiz bunun farkındadır ama gözlerinin önündekini görmek istemiyordur. Örneğin Türkiye’de (özellikle de son zamanlarda) bilime ilgi artmaya başladı ama sonuç olarak ülkemin meraklı evlatları gene ülkemi geliştiremiyor, yabancı ülkeleri geliştirmek zorunda kalıyorlar. Peki bunun nedeni nedir? 1- İşsizlik 2- Yetersiz Eğitim 3- Güvensizlik ve son olarak en önemlisi ‘Ön yargı’. Türkiye’nin gelişmesi için sadece fiziğe, kimyaya, biyolojiye ve matematiğe olan ön yargının aşılması yeterli olacaktır (gerisi ön yargının aşılması sonucu zamanla düzelecektir) . Meraklı zihinlerin doğuştan aştığı bir şey olan ön yargı, Türkiye’de nedeni bilinmez bir şekilde Osmanlı’nın çöküş zamanlarından itibaren insanların zihinlerine yerleşmiş bir şeydir. Çoğu şeye ama özellikle de bilime olan ön yargı bir an önce kırılmalıdır. Ön yargı kırıldıktan sonra Türkiye’deki hızla gelişen bilimi  dünyada ne bir millet ne de bir silah durdurabilir…

Bir yorum ekleyin

%d blogcu bunu beğendi: